Откровение ап. Иоанна (Апокалипсис), глава 15

Yedi Melek ve Yedi Bela

Gökte büyük ve şaşılası başka bir belirti gördüm: Son yedi belayı taşıyan yedi melekti. Çünkü Tanrı'nın öfkesi bu belalarla son buluyordu.

Ateşle karışık camdan deniz gibi bir şey gördüm. Canavara, heykeline ve adını simgeleyen sayıya karşı zafer kazananlar, ellerinde Tanrı'nın verdiği lirlerle cam denizin üzerinde durmuşlardı. \v 3\note Çık.15:1; Mez.86:9; Yer.10:7 Tanrı kulu Musa'nın ve Kuzu'nun ezgisini söylüyorlardı:“Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrı,Senin işlerin büyük ve şaşılası işlerdir.Ey ulusların kralı,Senin yolların doğru ve adildir.Ya Rab, senden kim korkmaz,Adını kim yüceltmez?Çünkü kutsal olan yalnız sensin.Bütün uluslar gelip sana tapınacaklar.Çünkü adil işlerin açıkça görüldü.”

\v 5\note Çık.38:21Bundan sonra gökteki tapınağın, yani Tanıklık Çadırı'nın\note 15:5 “Tanıklık Çadırı”: İsrailliler'in, Buluşma Çadırı diye de bilinen taşınabilir tapınağı. Tanrı'nın Musa aracılığıyla İsrail halkına verdiği, On Buyruk'un yazıldığı taş levhalar bu çadırda bulunurdu. açıldığını gördüm. Yedi belayı taşıyan yedi melek temiz, parlak keten giysiler giymiş, göğüslerine altın kuşaklar sarınmış olarak tapınaktan çıktı. Dört yaratıktan biri yedi meleğe, sonsuzluklar boyunca yaşayan Tanrı'nın öfkesiyle dolu yedi altın tas verdi. \v 8\note Çık.40:34; 1Kr.8:10-11; 2Ta.5:13-14; Yşa.6:4 Tapınak Tanrı'nın yüceliğinden ve gücünden ötürü dumanla doldu. Yedi meleğin yedi belası sona erinceye dek kimse tapınağa giremedi.